![]() |
|
|||||||
| Dil İnsan ve Toplum Bir dil bilen bir insan, iki dil bilen iki insan değerinde, üç dil bilen bütün insanlıktır. |
![]() |
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#1 (permalink) |
|
Administrator
![]() Üyelik tarihi: May 2009
Mesajlar: 22.702
Thanks: 403
Thanked 1.014 Times in 884 Posts
Tecrübe Puanı: 1000 ![]() |
KIZILDERİLİLER ve TÜRKLER
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Kızılderililer Amerika'nın yerlileridirler. Ancak bugün Amerika kıtasında çok az Kızılderili mevcuttur. Çünkü bunlar ciddi bir soykırımı ile karşı karşıya gelmişlerdir. Bu soykırımında milyonlarca Kızılderili yok edilmiştir. Avrupa'nın ünlü seyyahlarından ve Amerika kıtasının kaşifi olarak bilinen Kristof Kolomb'un bu kıtaya girmesi ile birlikte Kızılderili katliamı başladı. Kristof Kolomb'un askerleri 12 Ekim 1492 tarihinde Guanahani sahillerine çıktıktan kısa bir süre sonra vahşi canavarlar gibi Kızılderililere saldırmaya başladılar. O zamanlar yakalanan bir Kızılderili ya öldürülüyor ya köle olarak satılması üzere Avrupa'ya gönderiliyor veya prangaya vurularak oldukça ağır işlerde çalıştırılıyordu. Kristof Kolomb İspanya kralına Eylül 1498'de gönderdiği bir mektubunda aynen şöyle diyordu: "Buradan satılabildiği kadar çok köle gönderebiliriz." Almanya'da yayınlanan PM dergisinin Kızılderililerle ilgili bir araştırmasında bugünkü metotlarla nüfus sayısını hesap eden tarihçilerin tüm dünyada 1500 yılında 400 milyon insanın yaşadığını ve bunun beşte birinin Amerika'da hayat sürdüklerini tespit ettiklerine dikkat çekilerek 1550 yılında Amerika kıtasında sadece on milyon insanın geriye kaldığı belirtiliyor. Yani 80 milyon Kızılderili'den 70 milyonu ya öldürülmek veya köle olarak satılmak suretiyle Amerika'dan silinmişti. Avrupalılar bir yandan Amerikalı Kızılderilileri köle olarak satmak üzere gemilerle Avrupa'ya taşırlarken bir yandan da Afrikalıları aynı amaçla Amerika'ya taşıyorlardı.Avrupalıların Amerika kıtasını keşfetmelerinden sonra milyonlarca yerli Meksikalı kasıtlı olarak açlık ve salgın hastalıklar yoluyla ölüme terk edildi. Bu durum karşısında İspanyollar: "İnançsızları cezalandırmak için Tanrı'nın gönderdiği hastalıkla mücadele edilmez" demişlerdi. Bu olaylar üzerinde düşününce insan 1992 yılında yüz binlerce Somalilinin açlıktan ölüme terk edilmesi olayını daha iyi anlayabiliyor. Evet aradan asırlar geçtikten sonra aynı Batı yüz binlerce Somalili insanı açlık yüzünden ölmekten kurtarmaya yetecek 23 milyon dolar yardımı yapmayarak ölüme terk etti. Demek ki Batı Ortaçağ'daki anlayış ve politikasını aynen devam ettiriyordu. Biz yine Kızılderililerin topluca katledilmeleri konusuna dönelim:1523'de Meksika'ya inen papaz Motolinia şöyle diyor: "Kızılderililerin eğer altını yoksa çocuklarını satarlardı. Eğer çocukları da kalmamışsa kendi hayatlarını verirlerdi. Bu haraçları veremediklerinden ötürü Kızılderililer işkence acıları altında ya da gaddarca zindanlarda öldürülürdü. Zira İspanyollar onlara hayvani bir vahşilikle muamele ediyor ve onları hayvandan daha aşağı görüyorlardı." Kızılderililerin cesetleri köpeklerin önüne yem olarak atılıyor vücutlarından yaralara iyi gelebilecek bir yağ üretiliyordu. Kızılderili kadınlar sıra halinde direk ve ağaçlara çocukları da onların ayaklarına asılıyordu. Bir hakim de İspanyol sömürgecilerin su kıtlığında bahçe ve tarlalarını Kızılderililerin kanları ile sulamaları talebinde bulunmuştu. Bütün bu gerçekler pek çok tarihçi tarafından dile getirilmiş gerçeklerdir. Yıllardır bizlere Teksas Tommiks Zagor okutularak Kızılderililer kafatasçı deri yüzen vb türde tanıtıldı. Herkesi çocukken kızılderili düşmanı ettiler.Çocukluğumuzda hatırlayalım. Oturan Boğayı hepimiz biliriz. Siyular Yankiler Apaçiler vb bir çok kabileleri ezbere biliriz. Hepimiz bir dostluk çubuğu tüttürmüşüzdür.Yapılan araştırmalarda Türk kafatası ile Kızılderili kafataslarının çok benzer olduğu ve hatta bazı kasabalarımızda bugün bile komşuya camdan cama seslenirken hu ug ve bir tartışmada aaa diye tepki vermemiz aynı kızılderililerden aldığımız kelimelerdir.Ayrıca kızılderileri yok edilerek buldukları doğal ilaç vb yaralarda kullandıkları birtakım otlar bize unutturularak bizlere tıp bilim adı altında hiçbir doğal ürüne güvenmemezi konusunda devamlı telkin veriliyor. Çünkü ameliyat ve ilaçdan yılda dünyada 1000 milyar dolardan fazla para dönüyor.Yine vahşetten kaçan Kızılderilileri dağlarda aç bırakmak için 200 milyondan fazla bizon ve yüzbinlerce tavşan vb hayvanlarla beraber 1 milyara yakın hayvanı katledildiği sanılıyor. Evet bir ülkenin tarihine bakarak şimdiki tarihine bakın. İnsanlar değişiyor fakat Amerika değişmiyor. Kararı siz verin. Quechua (Ketschua Quichua Keshwa veya Keçua) dillerinde bazı kelimelerin karşılıklarıKeçua dilnde "tuka" - Türkçe'de "tükür-mek" Keçua dilinde "paku" - Türkçe'de "bak-mak" Keçua dilinde "khapao" - Türkçe'de "kaba" Keçua dilinde "ipa" - Türkçe'de "abla aba apa"Keçua dilinde "ku" - Türkçe'de "koy-mak" Keçua dilinde "kaşa" - Türkçe'de "kış" Keçua dilinde "kuli" - Türkçe'de "kül" Keçua dilinde "kalı" - Türkçe'de "kalın" Keçua dilinde "karwın" -" Türkçe'de "karın" Keçua dilinde "kasa" - Türkçe'de "kes-mek" Keçua dilinde "tawga" - Türkçe'de "tağ dağ"Keçua dilinde "takhıla" - Türkçe'de "dağıl-mak" Keçua dilinde "khip u" - Türkçe'de "ip" Keçua dilinde "çur" - Türkçe'de "dur" Keçua dilinde "as" - Türkçe'de "az" Keçua dilinde "tak" - Türkçe'de "ta ki" Keçua dilinde "la" - Türkçe'de "ile" Keçua dilinde "mi?" - Türkçe'de "mi?" Keçua dilinde "kon" - Maya dilinde "kin" - Türkçe'de "gün" Keçua dilinde "atacama" - İnka dilinde "atahualpa" - Türkçe'de "ata" Maya dilinde "kan khan" - Türkçe'de "kağan han hakan"Bazı Amerika yerli dillerinde "ut uya utara utah" - Türkçe'de "ev otağ yuva" (ABD'deki "Utah" eyaleti adını buradan almakta)Bazı Amerika yerli dillerinde "ghaz" - Türkçe'de "gez-mek" Aztek dilinde "it zcu intli" - Türkçe'de "it" Aztek dilinde "kuuş kuuş" - Türkçe'de "kuş" Bazı Amerika yerli dillerinde "tano" - Eski Türkçe'de "cehennem" anlamına gelen "tamu" Aztek ve Maya dilinde "aıtıl" - Eski Türkçe'de "nehir göl deniz" anlamına gelen "ıtıl itil"Bazı Amerika yerli dillerinde "tepe tepek" - Türkçe'de "tepe"Bazı Amerika yerli dillerinde "yaotl" - Eski Türkçe'de "düşman" anlamına gelen "yağı" Yine Amerika'yı ilk keşfeden ülkenin Türkler olduğu ve Piri Reis haritasının yapılması vb bilgiler. Araştırmacı-tarihçi Cezmi Yurtsever Piri Reis'in haritasındaki şifreleri çözerek Türkler'in Kristof Kolomb'dan 25 yıl önce Amerika Kıtası'nı bularak orada bir devlet kurduklarını iddia etti.Yurtsever Piri Reis'in 1513 yılında çizimini gerçekleştirdiği harita üzerindeki simgeler üzerinde sürdürdüğü çalışmalar sonucunda haritadaki Küba'nın doğusunda bulunan kayık şekillerinin birer şifre olabileceği düşüncesinden yola çıkarak "Kayıklar ve Türkler" anlamına gelen "Turk and Casios" isimli bir ülkenin varolduğunu öğrendiğini söyledi.Haritadaki kayık şekillerinin bulunduğu yerde bugün "Türk" adı geçen bir ülkenin bulunmasının tesadüf olmadığını belirten Yurtsever "Piri Reis'in çizimini gerçekleştirdiği 1513 tarihli Antilya ülkesi haritası üzerindeki simgeler üzerinde sürdürdüğüm araştırmalar sonucunda Küba Adası'nın doğusunda kayık şekillerinin bulunduğunu öğrendim. Piri Reis haritayı çizerken Kristof Kolomb'un haritasından ve sadece kendisinin bildiği istihbarat raporlarından faydalanmıştı.Aradan geçen yüzyıllar sonra Karaipler'de Küba ile Haiti adalarının doğusunda 'Türkler ve Kayıklar' ülkesinin varlığı ortaya çıkıyor. Uydu fotoğrafları yer isimlerinin tarihi üzerinde yapılan araştırmalarda Türkler ve Kayıklar ülkesinin başkenti olan 'Grand Turk' ada isminin 16. yüzyılda yaşamış ve dünya hükümdarı sayılan Kanuni Sultan Süleyman'a batılıların verdiği şöhret olduğu ortaya çıktı.Araştırmalarımda asıl şaşırtıcı olan ise 1869 yılında Grand Turk yönetiminin İngilizler'in simgesi olan bayrak içinde Osmanlı Türk bayrağının hilal ve üç yıldız şeklinin bulunması oldu. Günümüzde bile İngiliz Uluslararası topluluğu içinde Türkler ve Kayıklar devleti olarak yer alan ülkenin tarihi geçmişinde Osmanlı'ya bağlılık gösteren Türkler tarafından kurulduğu gerçeği ortaya çıkıyor" dedi.Türkler'in Kolomb'dan önce gittikleri yerleşip ülke kurdukları ve isimlerini bölgeye bıraktıklarını savunan Yurtsever söz konusu ülkenin 1869 ile 1873 yılları arasında kullandıkları ay yıldızlı işaretlerin daha sonra kaldırıldığını savunarak "Grand Turk yönetiminin kısa süreli de olsa ay yıldızlı Türk bayrağı simgesini kullanmış olması Türkler'in Amerika Kıtası'nda devlet kurmuş oldukları gerçeğini ortaya çıkarıyor. Piri Reis'in haritasındaki şifrelerin çözümlenmesiyle dünya tarihinin yeniden yazılması gerekiyor. Leonardo Da Vinci'nin yaptığı Mona Lisa tablosundaki şifreler gibi Piri Reis'in de haritasında şifreler var. Ben bunları çözüyorum. Bunları zaman zaman açıklayacağım" diye konuştu.
|
|
|
|
![]() |
| Etiketler |
| kızılderililer ve türkler |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Mucize Türkler | azraiL | Türk Tarihi | 3 | 09-12-2009 06:58 |
| Şu çılgın Türkler / S 60 | azraiL | Tarihten Hikayeler | 0 | 13-10-2009 10:16 |
| Şu çılgın Türkler | azraiL | Tarihten Hikayeler | 0 | 13-10-2009 10:15 |
| Asr-ı Seadette Türkler | azraiL | Mitoloji | 0 | 30-09-2009 14:46 |
| Şu çılgın Türkler | azraiL | Tarihten Hikayeler | 0 | 26-08-2009 23:16 |